İki senaryo, aynı bütçe
Kira mı ev almak mı tartışması çoğu zaman duygusal yürür; bu araç ise iki yolu aynı parayla, aynı süre boyunca yan yana koyar. Bir tarafta peşinatı verip krediyle ev alan biri, diğer tarafta aynı evde kirada oturup peşinatı ve aylık farkı yatırıma yönlendiren biri vardır. Sürenin sonunda kimin net serveti fazlaysa o yol finansal olarak öne geçer.
Ev alanın serveti evin o günkü değeri eksi kalan kredi borcudur; bakım, sigorta ve vergi giderleri ile tapu gibi alım masrafları maliyete eklenir. Kiracı ise peşinat ve alım masrafı kadar parayı baştan yatırır, her ay hangi taraf daha az ödüyorsa aradaki fark onun yatırımına eklenir. Ev fiyatı, kira ve alternatif yatırım ayrı yıllık artış oranlarıyla büyütülür.
Basit bir ön kontrol: 5.000.000 TL’lik evin aylık kirası 20.000 TL ise yıllık kira 240.000 TL, brüt kira getirisi %4,8 ve fiyat/kira oranı yaklaşık 20,8 yıldır. Bu oran yükseldikçe kirada kalmak genelde daha avantajlı çıkar, ama sonuç faiz, vade ve artış varsayımlarına çok duyarlıdır.
Ev fiyatı artışını abartmak ya da kira artışını düşük tutmak sonucu kolayca çarpıtır, bu yüzden birkaç farklı varsayımla dene. Araç kira geliri ve vergi etkilerini hesaba katmaz. Sonuç tablosunda yıllara göre iki tarafın servetini görürsün; çizgilerin kesiştiği yıl, ev almanın kiraya üstün gelmeye başladığı nokta olarak yorumlanabilir.
Alımın tüm kalemlerini görmek için ev alma toplam maliyetini, kira artışlarını öngörmek için kira artış oranı hesabını, kredi taksitini netleştirmek için konut kredisi aracını kullan. Karşılaştırma bilgilendirme amaçlıdır, kişisel finans tavsiyesi yerine geçmez.